DoĞaN's profileDoĞaN ÇaĞLaRPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
March 23 1965'ten Günümüze Değişen TürkçemizYIL: 1965
“Karşıma aniden çıkınca ziyadesiyle şaşakaldım. Nasıl bir eda takınacağıma hüküm veremedim??? adeta vecde geldim. Buna mukabil az bir müddet sonra kendime gelir gibi oldum??? yüzünde beni fevkalade rahatlatan bir tebessüm vardı.”
“Üstümü başımı toparladım??? kendinden emin bir sesle??? ’akşam-ı şerifleriniz hayrolsun’ dedim.”
YIL: 1975
“Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım. Ne yapacağıma karar veremedim??? heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum??? yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı. Üstüme çekidüzen verdim??? kendinden emin bir sesle??? ’iyi akşamlar’ dedim.”
YIL: 1985
“Karşıma aniden çıkınca fevkalade şaşırdım. Nitekim ne yapacağıma hüküm veremedim??? heyecandan ayaklarım titredi. Amma velâkin kısa bir süre sonra kendime gelir gibi oldum??? nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı. Üstüme çekidüzen verdim??? kendinden emin bir sesle ’hayırlı akşamlar’ dedim.”
YIL: 1995
“Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım. Fena halde kal geldi yani. Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor??? bu iş tamamdır dedim. Manitayı tavlamak için doğruldum??? artistik bir sesle ’selam’ dedim.”
YIL: 2006
“Abi??? onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yani. Oğlum??? bu iş bizi kasar dedim??? fena göçeriz dedim??? enjoy durumları yani. Ama concon muyum ki ben??? baktım ki o da bana kesik??? sarıl oğlum dedim??? bu manita senin. ’Hav aryu yavrum?" YIL: 2026
..Bir Çinli bilgenin sözü: Doğduğun zaman 1'sin, sapsade bir 1. Zamanla 1'in sağına sıfırlar eklersin; diplomaların olur, ünvanların, rollerin, rozetlerin olur, evler arabalar alırsın. Bunların herbiri bir sıfırdır, ama 1'in sağına eklendikçe senin değerin artar. Şu hale gelirsin:
10000000000...0
Bütün bu sıfırların ne zamana kadar değeri vardır? Sen hayatta olduğun sürece. Sen öldün 1 gitti
0000000000...
oldu.
1 küçük şeydir, ama sıfırlarınızın başında bu küçük şey olmasa siz evreni farkedemezdiniz; o bir olmasa siz şu an bu yazıyı okumuyor olacaktınız. March 15 MASKELERah şu her gün takındığımız maskeler
nasılda gizleriz kendimizi saklanırız ardlarına. korkarız incitmekten , incitilmekten . bilmezmiyiz ki takındığımız maskeler yok eder saflığımızı ve güzelliğimizi? yoksa bilmek mi istemeyiz. ne olursa olsun yinede saklanırız ardlarına. ----------------------------------------------------
Zavallı soyumuz, kim bilir kaç nesildir "maskeli balo"da gibi yaşıyor gündelik hayatını... Bedenimizin, aklımızın en yalın hallerinde binbir örtü... İki yüzlülüğün atölyelerinde kalıba dökülen maskeler, mekana ve ihtiyaca göre seçilip takılıyor. En gülünesi halleri ciddiye almamıza, en saçma konuşmaları alkışlamamıza, sıkça tribünlere oynamamıza yarıyor. Küfretmek istediklerimize iltifat ediyor, kendimizi beğendirmek için rolden role giriyor, bu yorucu oyunun perdesi kapanınca da yatağa girerken maskemizi çıkarıp başucumuza asıyoruz. Kimsenin karşısındakinin gerçek yüzünü bilmediği ya da bilip de bilmezden geldiği bu karnaval nicedir sürüp gidiyor.
----------------------------------------------------
maskeyi taktim surdum boyalarimi
giyindim en suslu yalanlarimi bir yuzum gulerken gizlenir obur yuzum kimse duymasin icimden agladigimi aslinda hayat zor degil mutsuzluk diye bir sey yok yalan her sey guzel olacak her sey guzel olacak ne zaman ne zaman ----------------------------------------------------
tehlikelidir bir takarsın sen olur bir bakarsın ben olur March 12 Bir gün herkesbir gün herkes TRance dinleyecek derim sürekli, ilerde ben demiştim demek için yazıyorum bu yazıyı :)
March 04 Nokta Renklerin ustası olarak anılan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta öğrencisini uğurlarken, yaptığı resmi şehrin en kalabalık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kalem bırakmasını, halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmesini istemiş. öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. üzüntüyle ustasına gitmiş. Usta ressam üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. öğrenci resmi yeniden yapmış.Usta yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını ve yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile bırakmasını önermiş. öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş.Usta ressam şöyle demiş: "ilkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. ikincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi. Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın. Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma." |
|
|